Ders Programınızı üç aşamada hazırlayabilirsiniz :

1.        İlk olarak, her dersten çalışmanız gereken konuları, çözmeniz gereken test miktarlarını gözden geçirin, konuları belirleyin.örneğin :
Türkçe'den : 1-2-3-4-5 konu
Matematik'ten : 1-2-3-4-5 konu
Geometri'den : 1-2-3 konu
Fizik'ten : 1-2-3-4 konu gibi.

2.        İkinci olarak, çalışmanız gereken ders ve konuları, haftalık ders çalışma programınızda günlere bölerek yerleştirin. Bunu yaparken, benzer derslerin peşpeşe gelmemesine dikkat edin.

Son olarak, okuldan geliş zamanı ile uykuya yatış saati arasında kalan zaman içinde, çalışma sürenizi hesaplayın.
Örneğin : 14.30 -> 23.00
Bir gün içinde yemek, dinlenme, okul işleri, ödev, müzik, spor, televizyon izleme vb. günlük aktivitelerinizden arta kalan sürede, yaklaşık 45 dk. çalışma ve 15 dk. ara ile çalışmayı hedeflediğiniz konular bitinceye kadar çalışabilirsiniz.

Ders çalışırken en yüksek verimi elde etmek için, çalışma seanslarınızı 45 dakikalık bölümlere ayırın. Yaklaşık 45 dakika yoğun dikkat harcayarak çalıştıktan sonra, mutlaka, yeni konuya geçmeden önce çalıştığınız konuyu tekrar gözden geçirmelisiniz. Daha sonra, 10 dakikalık bir dinlenme arası vermenizde yarar var, çünkü bu kısa dinlenme arası sırasında hem bedeniniz gevşer, hem de zihniniz öğrendiklerini sağlamlaştırır.

Kendine uzun dinlenme aralan veren bir öğrenci zaman savurganlığı yaptığının farkında değildir. Çünkü her seferinde öğrendiklerini sil baştan hatırlamak, çalışmak durumunda kalır, öğrenilecek olan bilginin, daha önce öğrenilmiş bilgilere bağlantısı zayıf kalacağı için, öğrenme giderek zorlaşır. Bu da öğrencinin çalışma isteğinin azalmasına ve çalışmaktan soğumasına neden olur.

Sözel içerikli dersleri parçalara bölerek çalışmanın, tüm konuların çalışılması bitince genel bir tekrar yaparak anlamsal bütünlüğü sağlamanın en iyi yöntem olduğunu unutmayınız. Matematik ve Geometri derslerinde ise, problem gözerken, sonuca ulaşıncaya kadar ara vermemeye ve testleri sanki sınavdaymışsınız gibi zaman sınırlamasına uyarak çözmeye çalışmanızda büyük yarar vardır. Fen bilimlerinde ise konunun hayatla ve diğer konularla ilişkisini unutmadan, konu bütünlüğünü bozmayacak şekilde çalışmak gerekir.

Unutmamalısınız!

Çalışma sürecinde tekrarlar yapılarak, öğrendiğiniz bilgiler hafızanıza uzun süreli olarak depolanır. Bu arada, not tutarak, kelimelerin altını çizerek, özet çıkararak, sizi düşünmeye zorlayan sorular sorarak, çalışmanın verimliliğini arttırmış olursunuz.

Öğrenmede en etkili yöntem

1.        Çalışmak

2.        Tekrar etmek

3.        Öğrenilenleri sınamak

4.        Dinlenmektir.

Önceden neyi, ne kadar, nasıl çalışacağınızı belirlemezseniz, çalışmanın sonunda o kadar az şey hatırlarsınız.

Çalışma aralarında televizyondan uzak dur malısınız. Çünkü öğrendikleriniz üzerinde en fazla bozucu etkiyi televizyon yapmaktadır.

Önemli olan çok çalışmak değil, yerinde ve zamanında çalışmaktır. Düzenli, programlı çalışmayanların, daha çok çalışmak zorunda kaldıklarını unutmayın.

Bu günün derslerini yarına bırakmamalısınız. 'Bir gün çalışmamakla bir şey olmaz' diyen öğrenci aslında kendini kandırıyordur. Kendince geçerli bir mazeret yaratmak, ders çalışmayı erteleyen öğrencinin bu eğilimi, daha sonra 'erteleme alışkanlığı' gibi düzeltilmesi son derece zor olan kötü bir alışkanlığa dönüşür.

Planlama Süresi = işi yapmak için gereken süre
Programlı çalışma = verimli çalışma

En verimli çalışma saatleriniz, en az yorgun olduğunuz saatlerdir. Yorgunluğun, öğrenme düzeyini düşürdüğü araştırmalarla saptanmıştır. Sabah saatlerinde, yani henüz yorgun olmadığınız anda herhangi bir şey öğrenme süresi, akşam 19'a oranla % 13 daha fazladır.

Yorgunluk, plansızlığın en önemli göstergesidir. Yorgunsanız, plansızsınız demektir.

Öğrendiklerimizi uykuda daha yavaş, uyanıkken daha hızlı unuturuz. Eğer bir şeyi kalıcı olarak öğrenmek istiyorsanız, uyumadan önce küçük bir tekrar yapmanız en iyi yöntemdir.

Çalışılması gereken konuların, testlerin çok olması, zamanın yetmemesi gözünüzü korkutmasın. Şu anda en büyük hedefiniz, istediğiniz üniversiteyi ve bölümü kazanabilmek. Bunun için, öz verili olmanız, arkadaşlarınıza, eğlenceye daha az zaman ayırmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bu sizin için hiç de kolay bir şey değil, ama hiçbir başarının kolay elde edilmediğini unutmayın.

Ne yapmak istediğinize, sizin için neyin daha önemli olduğuna karar verip, yaşantınızı buna göre düzenlemelisiniz.

Yazımıza Einstein'in başarı formülünü hatırlatarak son vermek istiyoruz.

Einstein'in Başarı Formülü : A = X + Y + Z
A: Başarı
X: Çalışma
Y : Yerinde ve zamanında davranma
Z : Dinlenme ve eğlenme

ELBETTE BAŞARACAĞIM DEMEK..

Başarının ilk adımı 'elbette başaracağım' diyebilmektir. 'Ben başaracağım' diyebilmektir. 'Engellere rağmen başaracağım' diyebilmektir. 'Kendimdem başka mazeretim olmayacak' diyebilmektir. Bunu diyebilmek kararlı bir irade ister, bu kararlılığı uzun bir zaman sürdürebilmek ister, bağımsız bir irade ister, hedefini belirleyen bir kararlılık ister. Bütün bunları istediği için de herkes bu adımı başarıyla atamaz. İçinde itici güç bulunmayan hiç kimse hedeflerine ulaşmakta başarılı olamaz. Büyük başarılar büyük çabalar ister. Bu çabaları gösteremeyenler hedeflerini küçültmek zorunda kalır.
Elbette Başaracağım...Ben başaracağım...
Engellere rağmen başaracağım...
Kendimden başka mazeretim olmayacak...
Bu sözleri anlamlarını sindirerek ilke edinenler başarının ilk adımını atmış demektir.

2. ADIM:

GEREKEN GÜCÜ DE, TEKNİĞİ DE KAZANACAĞIM...

Her başarının arkasında uzun ve sabırlı bir çalışma çabası vardır. Söz konusu olan sınavlar seçme sınav olduğuna göre hem bilgi gücünü hem de sınav tekniğini kazanmaya dayanır. Bu kazanım bugüne kadar gelen çabalarla elde edilmiştir. Sınav öncesine kadar yapılan çalışmalar adayı bugünlere getirmiştir. Bu çalışmalar ne bütünüyle tam olabalir ne de bütünüyle eksiktir. Fazlasıyla eksiğiyle bugüne gelindiğine göre şimdi yapılacak olan, son bir ayda yapılması zorunlu çalışmalardır. Artık adayın kendini hırpalaması gereksizdir. Şimdi kazanılan her şeyi en yüksek verimle başarıya yönlendirebilmek önemlidir. Bu da umutsuzluğa düşerek yapılamaz. Tam tersine, elde varolan bütün gücü akıllıca kullanarak hedefe ulaşmak.

GEREKEN GÜCÜ DE, TEKNİĞİ DE KAZANACAĞIM...

Elbette bu kararlılık zamanın doğru kullanımını zorunlu kılmaktadır. Bu aşamada zamanın doğru kullanımı sorulara verilecek yanıtların zamanlamasını doğru yapabilmekten geçer. Bu değişikliklerin önemi hesaba katılarak zaman ayarlı çalışmalar yapılması adayın gücünü arttırır.

3. ADIM:

GÜCÜMÜ GEREKEN YERDE VE ZAMANDA KULLANMALIYIM...

Kontrol edilemeyen güç en büyük yanlışların nedeni olur. Bunun için de 'gücün kontrol edilebilirliği' en önemli kazancımızdır. Bilgi ve teknik gücümüzün 'gereken yerde ve gereken zamanda kullanılması' performans dediğimiz niteliktir. Gücümüzü kontrol etmemizi zorlaştıran en önemli engel 'stres'tir. Bir olayın içinde iken duyduğumuz kaygıdan kaynaklanan stres (zorlanma) gücümüzü (gereken yerde ve gereken zamanda) kullanmamızı güçleştirir. Bu duruma karşı önceden psikolojik hazırlık yapmalıyız, heyecan duymamızın normal olduğunu, gereksiz yere panik yapmanın ise bizi engelleyeceğini kendimize söylemeliyiz.
Herşeyden önce, 'duyacağımız sorumluluk kendimize karşı olmalıdır.' Aşırı ve yanlış sorumluluk en büyük kaygımızın nedeni olabilir. Her sonucu da göze alabilecek cesaretimiz olmalıdır. Başarı cesur insanları sever.

4. ADIM:

HER SONUCU GÖZE ALMALI MIYIM?...

Evet, her sınavda her sonucu göze almalıyız. Elbette başarı için hazırlandık, yıllarca, aylarca hazırlandık. Ama sonuç istediğimiz gibi olmazsa ne yapacağız? Buna verilecek tek bir yanıtımız olmalıdır: Eğer istediğim sonucu alamazsam, bu başarısızlıktan ders alarak yeniden hazırlanacak ve kazanacağım.
YILMAYACAK VE ELBETTE BAŞARACAĞIM...

5. ADIM        

HEDEFİMİ BEN SEÇİYORUM VE SORUMLULUĞU ALIYORUM...

Hedefimizi seçmek ve önemli işimizdir. Bunun için konuşacağız, görüşeceğiz, dinleyeceğiz, araştıracağız ama sonuçta kararı biz vereceğiz ve verdiğimiz kararın sorumluluğunu alacağız. Başarının yolu her zaman budur. Ailemizle de görüşeceğiz, öğretmenlerimize de soracağız, arkadaşlarımızla konuşacağız ama son kararı 'KENDİMİZ VERECEĞİZ'.
Çünkü bu hayat bizim hayatımızdır, sorumluluğu da bizim olacaktır.
Şimdi artık kazanma zamanıdır.
Hepimizin hayattakı yolları açık olsun.