PROJELER :
1. MEB. Teşkilat Yapısı ile İlgili Çağdaş Yapılanmalar;
İki yasa ile ilgili düzenlemeleri içermektedir.
a) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda, Anayasa ile ifadesini bulan genel ilkeler dışındaki bölümlerde çağımıza ve insan haklarına uygun yeni demokratik düzenlemeler önerilmektedir. (Kitabın 2. ve 3. Bölümleri)
Bu Temel İlkeler için Türk Alfabesindeki 29 harf yeterli gelmediği için- w,x - harfleri de kullanılmıştır. Dünyamızda ve ülkemizde Teknolojik ve Bilimsel gelişmelere uygun her zaman yapılacak yeni ve çağdaş düzenlemelerle bu sayı artabilir.
b) 3797 sayılı yasada düzenlemeleri ağırlıklı olarak içermektedir. Merkezi Teşkilatın Hantal Bürokrasi yapısından kurtularak, görevlerinin bir bölümünü taşradaki Eğitim Komplekslerine, taşra teşkilatına ve yerel yönetimlere devri ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. (Kitabın 3. Bölümü)
2. MEB.Taşra Yapısı ile İlgili Çağdaş Yapılanmalar;
Merkezi Yönetimin görevlerinin büyük bölümü Taşraya ve Eğitim Komplekslerine devredilmiştir. İldeki ve bağlı ilçelerdeki Taşra Yönetimi yalnız atanmışlarca değil; her Eğitim Kompleksi'nden, Demokratik Seçimle seçilmiş temsilcilerce yönetilmektedir.
Diğer değişle seçilme usul,esas ve koşullarına uygun ve uygulamadan gelen ve kendilerine seçimle yetki verilerek, iş başına getirilen yöneticilerce yönetilmektedirler. Ancak bu kişiler seçilmiş olsalar da Merkezi Yönetime bağlı, işbirliği ve eşgüdüm içinde görevlerini mevzuat (Kanun,tüzük, yönetmelik ve yönerge vb.) esaslarına uygun yürütmektedirler. ( Kitapta 3. Bölüm)
3. Eğitim Kompleksleri Projesi.
Tüm eğitim-öğretim kurumları ön eğitimden, yükseköğretimine kadar, Eğitim Kompleksi ve bağlı kampus-kurum-okullarda katılımcı ve demokratik anlayış gereği, yönetmelikler doğrultusunda ve seçimle oluşturulan; üst kurul, kurul ve komisyonlarca yetki devri gereği; alınan kararlar doğrultusunda görevlerini yürütmektedirler.
Ayrıca Merkezi Yönetimde, aynı şekilde yalnız atanmışlarca değil, illerden seçilen ve yetki verilen temsilciler eli ile yürütülmesi hedeflenmiştir.
Kendi içinde özerk bir yapıya sahip, Eğitim Kompleksleri; kendi bünyesinde her kademedeki okulu barındırmaktadır. Her kademedeki kampus, okul ve kurum kendi içinden seçtiği ve yönetime,üst kurullara, kurullara ve komisyonlara; seçimle iş başına getirdiği temsilciler eli ile tüm görevler yürütülmektedir. Her ne kadar üst yönetime karşı sorumlu olsalar da kendi içinde özerk bir yapıya sahiptirler. Ancak mevzuat hükümleri gereği birbirleriyle sürekli işbirliği,eşgüdüm ve koordinasyon içinde görev yaparlar.
Diğer değişle her eğitim kurumunun katılımcı, demokratik ve kendi içinde özerk bir yapıya kavuşturulması hedeflenmiştir. (Kitapta 3. Bölüm)
4. Eğitimin Yerinden Yönetimi;
Eğitimin fiziki alt yapısı, her türlü donanımı ve ihtiyaçları başta Yerel Yönetimler ve İlde ki Sivil Toplum Örgütlerinin ve Eğitim Kompleksi Üst Kurulunun aldığı kararlarla ildeki kurum ve kuruluşlarca karşılanması esastır.
Eğitim-öğretim ile ilgili tüm faaliyetler Eğitim Komplekslerine bağlı üst kurul, kurul, komisyon karaları ile yürütülür. (Kitapta 3 ve 4. Bölümler)
5. Eğitimde Demokratik Yapılanmalar;
Daha önceki projelerde belirtildiği gibi Merkezi Yönetime bağlı üst kurullar ve birimlerden, Eğitim Kompleksi yapısı içinde oluşturulan üst kurul,kurul ve komisyonlar ve her kademedeki yöneticiler, koşulları uygun olduğu birimler için aday olur ve seçimle seçilerek iş başına getirilirler.Bu yapısı ile çağdaş, katılımcı , demokratik ve kendi içinde özerk bir yapıya sahiptir. Bu yapısı ile yasa ve yönetmeliklerle beraber kendi içinde oto kontrol mekanizmasına sahiptir.( Kitapta 3. Bölüm)
6. Eğitimin Eğitilenlerin ve Eğitenlerin Katılımı ve Söz Sahibi Olması Projesi.
Eğitim Komplekslerine bağlı her kademedeki kampus,okul ve kurumda öğrenciler, eğitimciler ve personel demokratik seçimle oluşturulan üst kurul,kurul ve komisyonlarda aktif görevler alarak; yönetime katılmaktadır.
Bununla da kalınmayarak, Merkezi Yönetim, Taşra Yönetimi, Eğitim Kompleksi Yönetimi temsilcileri de aynı şekilde oluşturulduğu için katılımcı bir anlayışın gereği herkesin eğitimden sorumlu hale getirilmesi esas alınmıştır. En başta öğrenciler kendi eğitimlerinin nasıl ve ne nicelikte olduğu konusunda kararlar alıp, bu kararların sorumluluğunu paylaşacaklardır. (Kitapta 4. ve 5.Bölümler.)
7. Sınavlarla Yönelme Yerine, Yönlendirme Ağırlıklı Üst Eğitime Geçiş Projesi.
Bu konuya Eğitim Sisteminin Yapısı ve İlkeleri Bölümünün son maddesinde ve 3,4,5. Bölümlerde değinilmiştir.
Her öğrencinin, ilgi, yetenek, kişilik,zihinsel yeteneği (IQ) ve akademik başarısı, duygusal zekası ( EQ) vb. bireysel ayrıcalıkları dikkate alınarak; bireysel ayrıcalıklarına uygun alternatiflerin sunulduğu eğitim programlarına yönlendirilmelerine ağırlık verilmiştir. Bu amaçla 8. yılın sonunda yada 9. sınıflar Yönlendirme Sınıfı kabul edilerek “Yönlendirme Komisyonu” kararları ile lise programlarına yönlendirilmeleri esas alınmıştır. Ancak burada öğrencilerin bireysel ayrıcalıklarını belirleyici ölçme araçları sonuçları ile birlikte, akademik başarıları da dikkate alınarak; öğrencilere bir çok seçeneklerin sunulacağı programlara kendi tercihleri ile gitmelerinin sağlanması,en önemli ve hassas boyutudur.Aksi takdirde bilimsel olmayan yada yalnız akademik başarının ( 8 yıllık ders başarı ortalamaları) dikkate alınması gibi bir hata eğitimde eşitsizliğe yol açar ki bu durum Anayasa'mızdaki eğitimdeki fırsat eşitliğine de aykırıdır. Yönlendirmede İlin koşullarına uygun; Mesleki, Mesleki Teknik Eğitim ve İşe Hayata Hazırlayıcı Programlara ağırlık verilmesine özen gösterilmiştir.bu okulların Sanayii,ticaret,endüstri,küçük sanayii vb. iş alanları yakınında açılması, buradaki her meslekten uzmanın uygulama notlarına önem verilmelidir.Dört yıllık Mesleki,Mesleki-Teknik,İşe-yaşama hazırlık programlarına yönlendirme engeç lise birde olmalı,uygulama sonucu ilgi ve yeteneğinde kuşku görülen bir sonuçla karşılaşıldığında, daha yeterli bir programa yönlendirilmesi gerçekleştirilmelidir.
Bu amaçla kısa ve uzun vadeli hedeflerle 5 Yıllık Ülke Kalkınma Planları ve İl Kalkınma Planlarındaki Hedefler gerçekleştirilerek süreç içinde ildeki meslek alanlarının ihtiyaçlarını ve ülkemizde süreç içinde geleceğin dünyasında ihtiyaç duyulacak ara ve teknik kalifiye elamanların ihtiyaca uygun yetiştirilmeleri hedeflenmektedir. Kalkınma da illerin koşulları ve ihtiyaçlarından başlanarak öncelikli illerin kalkındırılması hedeflenmelidir.
Bu programlara yönlendirilecek öğrenci sayıları, il ve ülke nüfusunun % 70 ‘ini karşıladığında süreç içinde üst eğitim programlarına eleyici , sınavla yapılan yöneltme yapısı ortadan kalkacaktır.
Bu amaçla Mesleki ve Mesleki Teknik Eğitim ve İşe Hazırlayıcı Programları cazip hale getirici düzenlemelere yer verilmektedir. Eğitim Komplekslerinin her kademedeki kurumlarından tam kapasite ile yararlanılması hedeflenmektedir. ( Açık Öğretim, Gece Öğretimi, Internet Ortamında Öğretim vb.)
8. Kitlelerin ve Ailelerin Eğitimi Projesi.
Eğitim Kompleksi yapısında, çeşitli nedenlerle eğitimlerini tamamlayamayan, kendini geliştirmek isteyen yada üst eğitim programlarından eğitim almak isteyen genç,yetişkin her bireye mezun olduğu alanla ilişkili yada istediği eğitim programına sınavsız kayıt yaptırarak, uygulamalı eğitim koşulu varsa gece,cumartesi-Pazar, kullandığı tatillerde, sürekli kısa süreli uygulama programları ( kayıtlı öğrencilerin durumlarını dikkate alarak) hazırlanarak, düzenlenir. Teorik dersleri Kitap,TV,Internet vb. yararlanarak sınavlara girer, gerektiğinde Internet ortamında da sınava girerek; ilgili programdan mezuniyet için gerekli koşullar oluştuğunda mezun olabilmelidir.
Bulunduğu ilin,Ülkenin ve Dünyanın değişen koşulları dikkate alınarak,ihtiyaç duyulan konularda Aile Eğitim Programları da yukarda belirtilen bireylere uygun sürelerde gruplar oluşturularak düzenlenir.Bu programlara katılan katılımcılara eğitim programı sonunda sertifika düzenlenir. Bu şekilde süreç içinde geniş bir kitleye ulaşılarak, Kitlelerin eğitimi ve bilinçlendirilmesi hedeflenmektedir. Kader Mahkumu dediğimiz cezaevi, ıslah evi, genelev vb. birimlerde bulunan insanlarımız meslek ve işe hayata hazırlayıcı programlarda eğitim verilerek, topluma yararlı bir insan olarak kazandırılma ları gerçekleştirilebilir.
9. Yaşam Boyu Her Koşulda ve Her Zaman Eğitim Projesi.
Kitlelerin Eğitimi Projesinde açıklandığı gibi isteyen her bireye yaşantısının her döneminde, her ortam ve koşulda kendini geliştirmesi olanağı tanınmalıdır. Kısaca bireyin bireysel eğitimine olanak tanınıcı çağdaş koşulları oluşturucu ve gerekli düzenlemelerin yapılması hedeflenmektedir.
10- Eğitimde Üretimi Hedefleyen Proje.
Eğitim bilinçli tüketici yetiştirmek kadar üretimi geliştirmek ve arttırmak amacı ile de yapılmalıdır.
Bu amaçla her ilin koşullarına, süreç içinde ülkemiz ve AB. Ülkeleri koşullarına uygun ihtiyaç duyulan mesleklerde kalifiye ara gücü elemanların yetiştirilmesine ağırlık verilmelidir. Diğer değişle her ilin koşullarına uygun meslek dallarında ihtiyaçlar belirlenir. Bu ihtiyaçlara uygun Mesleki, Mesleki -Teknik, İşe ve Hayata Hazırlayıcı Programlar açılır ve ihtiyaca uygun kontenjanlarda öğrenci kabul edilir.
Bu ihtiyaç duyulacak kontenjandaki öğrenci en az lise düzeyinde eğitim alarak, uygulamayı bizzat istihdam edileceği iş yeri, fabrika, işletme, kurum, şirket, çiftlik,market vb. ikinci sınıftan itibaren uygulama ağırlıklı eğitim alarak ; diğer değişle yaparak, yaşayarak; deneyerek, uygulayarak eğitimleri ve yetişmeleri hedeflenmektedir.
11- Öğrencilerin Derslere Aktif Katılımı
Çağımızda ezberci öğretim yöntemleri ile bilgiler tanıma,anlama ve kavrama düzeyinde öğrenilmektedir. Çağdaş öğretim yöntemlerinde Öğrenmeler, araştırma, inceleme, gözlem, deney, proje, uygulama vb. ağırlıklı olmalıdır. Yani öğrenciler bireysel yada ekipler oluşturarak aldıkları konuları çağdaş yöntemlerle hazırlayıp, sınıfa sunmalı ayrıca çağın teknolojik gelişmeleri doğrultusunda TV. Video, CD, DVD, Internet, Uygulama Alanları vb. çağdaş araçlardan yararlanarak,gözleyerek,izleyerek,araştırarak, tartışarak, uygulayarak, deneyerek, yaparak, yaşayarak vb. çok sayıda duyu organına hitap eden araçlar dersteki ve öğrencinin aktif katılımı ile bilgiye ulaşılarak,bilgiden yararlanarak, bilgiyi geliştirerek, bilgiyi kullanarak derslerde öğretim gerçekleştirilmelidir.
Diğer değişle tanıma,anlama,kavrama düzeyinin dışında, yorumlama,analiz ve sentez düzeylerinde öğrenmeler gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.
12- Öğrenci ve Öğrenen Merkezli Proje.
Belirlenmiş bir programa göre öğrenci yetiştiren Klasik Eğitim Sistemleri yerine çağdaş yaklaşımları kapsayan Öğrenci Merkezli olmak zorundadır. Çağımızda insana ve bireylere verilen önem bireyselliği ön plana çıkardığı için Çağa uygun Eğitim Sistemleri Demokratik Katılımı ve Bireysel ayrıcalıkları da ön plana almak durumundadır.
Bu amaçla öğrencinin bireysel ayrıcalıklarına ve ihtiyaçlarına uygun uygun programlarda yetişmeleri hedeflenmelidir. Bireysel ayrıcalıklarına ve ihtiyaçlarını karşılayabilen programlarda istek ve motivasyon oluşacak ve öğrencinin sevdiği, hoşlandığı konularda davranış değişikliği gerçekleşecektir. Her alanda başarının hazzını ve mutluluğunu yaşayarak sosyal, psikolojik doyuma ulaşacaktır. Ayrıca bireylere insan olarak değer verdiğimiz ve kendi sorumlulukları ile ilgili alınacak kararlara katılımları, sorumluluk duygularını geliştirmekle kalmayacak, kendi istemlerini gerçekleştirmek için çaba göstereceklerdir. Eğitilen insan öğrenci olduğu için kendi eğitiminden kendisinin sorumlu olması kadar doğal bir şey yoktur. Bu nedenle öğrenci merkezlilik eğitimde asla ihmal edilmemelidir. Bu gün eğitim sistemi, görünüşte öğrenci merkezli bir yapıya sahiptir Uygulamada okulların öğrenenler okullarına dönüşebilmesi ve çağdaşlaşıp, gelişebilmemiz ve geleceğin eğitimini oluşturabilmenin koşullarından biri, öğrencilerin bireysel ayrıca- lıklarını ve ihtiyaçlarını karşılayan, öğrencilerin demokratik katılımı ile kendi öğrenimlerinde karar sahibi olmaları ve pasif dinleyici konumunda bilgiyi araştırarak, bilgiye ulaşarak, inceleyerek, gözleyerek, tartışarak, yorumlayarak, eski bilgileri yeni bilgilerle ilişkilendirerek, elde edilen verileri deneyerek, uygulayarak, yaşayarak ve yeni bilgiler ve ürünler üreterek ulaştıkları aktif konuma geçmeleri sağlanmalıdır. Ancak bu düzenlemelerle öğrenci merkezli bir eğitimden söz edebiliriz. ( Kitap-V Bölüm)
13- Düzey Dersliklerinde Eğitim Projesi.
Her öğrencinin bireysel farklılıklarının dikkate alınarak yönlendirildiği programlarda, derslerdeki başarıları yönünden de farklılıkların ortaya çıkması doğaldır. Bu amaçla bu günkü eğitim sisteminin eleyici ve maraton yarışı havası içinde yapılan sınavlar öğrencileri psikolojik yönden yaralamakta ve bir çok olumsuzluklara neden olmaktadır.
Düzey dersliklerinde Seviye Tespit Sınavları, ders başarı durumları vb. diğer bireysel ayrıcalıkları da dikkate alınarak eş değer, denk kümelerin bir araya getirilmesi hedeflenmektedir. Diğer değişle mümkün olduğunca eşdeğer öğrencilerin A,B,C,D vb. Düzeylerdeki Dersliklerde aynı dersleri almaları hedeflenmiştir. Bu şekilde öğrenciler seviyelerine uygun hazırlanan ders programları ile optimum öğrenmelerinin gerçekleşeceği eğitim ortamlarına kavuşmuşlardır. Ders Programları, öğrencilerin seviye ve ihtiyaçlarına uygun olduğu için istekle, sıkılmadan ve zorlanmadan bu eğitim-öğretim programlarında yetişecek, hem de psikolojik yaralanmalar ve olumsuz etkiler asgariye indirgenmiş olacaktır.
Ayrıca her düzeydeki Düzey Dersliklerinde bu günkü gibi yaralayıcı rekabet ve yarış ortamından çok tatlı bir rekabetle her dönem sonunda yapılan Genel Sınavlarla ( Aynı Sınıflar) öğrencilerin kendilerine geliştirdiklerinde farklı Düzey Dersliklerine geçmesine olanak tanınmıştır. Bu yolla her bireyin bir değer olduğu ve her derste yeteneği oranında öğrenimini kolaylaştırıcı ve kendini zorlanmadan geliştirici çağdaş ve öğrenci merkezli düzenlemeler yapılmıştır. (Kitap V Bölüm- Derslikler)
14- Çantasız Eğitim Projesi.
Bu proje daha önce bazı kurumlarda farklı olarak uygulamaya konulmuştur. Ancak gözlemlerime ve uygulamadaki aksaklıklar düşünüldüğünde tam anlamı ile uygulamaya konulamamıştır.
Öğrenciler eğitim-öğretim araç gereçlerini taşıyan hamallar değillerdir ve olmamalıdırlar. Klasik Eğitim Sistemlerinde ders sayıları arttıkça öğrenciler bu araç ve gereçleri taşıyarak hem fizyolojik , hem de psikolojik olarak olumsuz etkilenmişlerdir.
Çağımızda, eğitim-araç gereçleri öğrencilerin bulunduğu okulların mekanları ve sınıflar – derslikler olmalıdır. Ders araç- gereçleri öğrencinin eğitim-öğretim aldığı atmosferde bulundurulmalı ve öğrencilere sunulmalıdır. Öğrenme, ( Davranışlarda meydana gelen sürekli ve kalıcı değişimler. ) belirli bir plan ve program dahilinde okullarda yapılır. Öğrenmenin kalıcı olması için araç-gereçlere ihtiyaç vardır. Öğrenmeler, eğitim-öğretim ortamlarında gerçekleştiği için araç-gereçlerin de bu mekanlarda bulunması gerekmektedir.
Her eğitim-öğretim kurumu, her mekanda ( Derslik, Atölye, Laboratuar, İşlik, Salon vb. mekanlarda) çağa uygun araç gereç ihtiyacını karşılayıp, öğrenciye sunduğu oranda yada eğitim-öğretimde işlerlik kazandırdığı oranda başarıyı arttıracaktır. ( Kitap-V Bölüm)
15- Yöresel ve Mesleki Ağırlıklı Proje.
Yörelerin ve illerin koşullarına uygun ve ihtiyaçlarını karşılayacak o ildeki; Mesleki, Mesleki-Teknik , İşe ve Hayata Hazırlayıcı Programlar ağırlıklı eğitim-öğretim programla rının verilmesi hedeflenmiştir. Her çağda toplumun o anki ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılayacak meslek alanında yetişmiş kalifiye ve uzman personele sürekli ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitimin temel amaçlarından biri topluma yararlı bireyler yetiştirmektir.
İlin 5 Yıllık Kalkınma Planları hedefleri doğrultusunda belirlenen sayıda en az lise düzeyinde eğitim alan ve lise 2. sınıftan itibaren bizzat (İşyerinde, fabrikada, çiftlikte, markette vb. ) uygulama ve yaparak yaşayarak eğitileceği kalifiye elamanlar yetiştirilme lidir. Aynı dalda ön lisans ( Yükseköğretim), Lisans (Fakülte), Yüksek Lisans ( Mastır) ve Doktora eğitimi almış her düzeyde elemanlar yetiştirilmelidir.
Kısacası il koşullarından, ülke koşullarına ( Türkiye 5. Yıllık Kalkınma Planları), süreç içinde AB. Ülkeleri ( AB. Ülkeleri Kalkınma Planları) koşullarına ve ihtiyaçlarına uygun her düzeyde meslek mensuplarının yetiştirilmesi hedeflenmelidir. Ara eleman gücü ihtiyacının fazla olması nedeni ile bu meslek grupları her hangi bir işte istihdam edilmesi ya da özel işini kurabilmesi için en az lise düzeyinde eğitim alması; 16. Projede belirteceğim gibi her meslek örgütünün oluşturacağı Mesleki Birliklere yetki aktarımının yapılması yani Sivil Toplum Örgütlerinin sayısının arttırılarak, yasalara uygun meslekleri ile ilgili yetki aktarımı ve donanımı yapılmalıdır. ( Kitap- V. Bölüm)
16- Mesleki Birlikler Yolu İle İstihdam Projesi
DPT’ nin, 5. Yıllık Kalkınma Planlarını sağlıklı bir yapıya kavuşturulması için her ilin 5. Yıllık İl Kalkınma Planları O ildeki Taşra Yönetimi, Yerel Yönetimler ve Sivil Toplum Örgütlerinin, Eğitim Kompleksi Temsilcilerinin vb. geniş tabanlı ve katılımcı karaların alındığı İl Gelişim ve Kalkınma Konseyi’ nde görüşülür ve alınan kararlarla 5 Yıllık İl Kalkınma Planları oluşturulur. Ülke kalkınma Planları il kalkınma planları doğrultusunda ve AB. Ülkeleri Kalkınma Planları dikkate alınarak şekillendirilir.
İl Kalkınma Planları hedefleri doğrultusunda, her meslek dalında hangi statü ve düzeyde, ne kadar elemana ihtiyaç duyuluyor belirlenir.İlin ihtiyaçlarına uygun Eğitim Komplekslerinde her düzeyde programlar açılır.En az lise düzeyinde eğitim alan birey kendi mesleği ile ilgili Mesleki Birliğe üye olur. Bu mesleki birlikler aracılığı ile daha önce planlanmış şirket,market, fabrika, işletme, kurum, kuruluş vb. birimlerde istihdam edilir. Ayrıca kendi küçük işletmesini açmak isteyen kişinin bu yapılanma tarihinden itibaren en az lise eğitimi almış olması koşulu aranır.
HALİL TÜRKMEN
PSİKOLOG, PSYCHOLOGIST
Geleceginegitimi©2003-2005
Design by merihweb.net
Webmaster devrim türkmen
|