STRES BELİRLEME DÜZEYİ ÖLÇEĞİ İLE İLGİLİ BULGULAR.

                            

 

                        STRES DÜZEYİ BELİRLEME ÖLÇEĞİ

 

                        GENEL DEĞERLENDİRME

      

Araştırmanın Amacı:  

  Araştırma  okul psikologu Halil TÜRKMEN tarafından yapılmıştır Araştırma evreni  kapsamına 1991 ile 2003 yılları arasında liselerdeki “Ergenlik Dönemindeki”  18 kız 23 erkek 41 öğrenci örneklemeye alınmıştır.  Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisine başvuran danışanlara “Strese Dayanıklılık ve Stres Eğilim Düzeyi ölçekleri ayrı ayrı uygulanmıştır.. Diğer değişle gerçek örneklem belirlenerek, bu örneklem üzerinde  SBÖ  her iki testi ayrı ayrı  uygulanmıştır. Öncelikli olarak, evrene genellenebilir bilgi ve veriler elde etmek amacı ile örneklem evreni başlangıçta geniş tutulmaya çalışılmıştır. Ancak 11 danışanın testi yanlı yanıtladıkları kuşkusu ile örneklemin yansızlığının ortadan kalkacağından şüphe duyulmuştur. Bu amaçla evrenin temsil düzeyini artırmak ve evrenden elde edilen verilerin yansızlık tutumu dikkate alınarak;  elde edilecek bulgu ve sonuçların evrene genellenebilmesi için çalışma evreni, temsil yeterliliği taşıyan 30 danışanla sınırlandırılmıştır. Araştırmalar, 30 danışandan oluşturduğum evren birimi üzerinde yapılmıştır.

      Bu amaçla “Strese Dayanıklılık Düzeyini Belirleme Ölçeği” testinin güvenirliğini arttırmak amacı ile aynı çalışma evreni üzerinde “Test ve tekrar test yöntemi “ ile “Strese Eğilim Düzeyini Belirleme” ölçeği “testi” de uygulanmıştır. Bu iki alt test arasındaki ilişki oldukça yüksek bulunmuştur.

 

 Elde edilen bilgi,veri ve bulguların  değerlendirilmesi sonucu,  elde edilen veriler ışığında “ölçüt bağımlı testler” ile geçerliliği karşılaştırılmış ve her iki alt testin, Beck Depresyon ölçeği karşılaştırılması sonucu ile güvenirliği bir kez daha test edilip,  karşılaştırılarak; oldukça güvenilir olduğu tekrar belirlenmiştir.

     Bireylerin, stresle başa çıkma ve üstesinden gelme bakımından ne kadar dayanıklı olup, olmadıklarının belirlenmesi ve strese eğilim düzeylerini ölçmek amacıyla;  iki ara test birleştirilmiş ve  Stres Belirleme Ölçeği “SBÖ”  düzenlenmiştir. Ancak değerlendirilir ken her iki ara testin sonuçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

 

 Stres Düzeyi Belirleme Ölçeği, bireylerdeki Stres Durumunu Belirlemek amacı ile hazırlanmış olup iki alt testten oluşmaktadır.  Birinci bölümde ki alt test, Strese Dayanıklılık Düzeyini Belirlemek,  amacı ile  hazırladığım, 25  soru  maddesinden oluşmaktadır. Bu testten danışanların, her soru maddesinden ve testin tümünden, yüksek toplam  puan aldıkları oranda ; Strese Dayanıklılık Düzeyinin o derecede yüksek olduğu; testteki her soru maddesinden ve  testin tamamından alınan toplam puan düştükçe Sterse Dayanıklılık Düzeyinin  düşmekte olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

     Test değerlendirilirken,  her soru cümlesinin kendi içinde ayrı değerlendirilip, tahlil edilmesi ve tüm testten elde edilen toplam puanın dikkate alınması gerekmektedir.

     2. Bölümdeki testte “Strese Eğilim  Düzeyini Belirleme Ölçeği ”  30 soru maddesinden oluşmaktadır.

     SBÖ Testinin sonuçları değerlendirildiğinde;  test iki alt test olarak ayrıntılı ele alınarak, ilişkilendirildiğinde, 1. Testten “Strese Dayanıklılık Testi” alınan  maxsimum puanlar , 2. Testten “Strese Eğilim Düzeyi Testi”  elde edilen minimum puanları karşıladığı görülür. Her iki testin kendi aralarında değerlendirilmesi sonucu bir biri ile tam zıt yani çelişkili sonuçların ortaya çıkması Ara testlerin güvenirliğini arttırmaktadır. Yani birinci testten danışanların yüksek puan aldığı oranlarda stresle ilgili olumlu tutumve davranış örüntüleri belirlenirken, ikinci ara testte düşük puanlar elde edildikçe danışanın strese dayanıklı olduğu;  bir testten yüksek puan diğer testin düşük puanlar aynı zamanda bir testten olumlu davranışları belirlerken, diğer testin olumsuz davranışları belirlemesi sonucu; her iki testin aslında ölçülmek istenen davranış ve tutumları bire bir ölçtüğü ve birbiri ile ilişkili, birbirini tamamladıkları görülür.  Dikkat edildiğinde bir ara testteki soru maddesi ile diğer ara testteki soru maddesinin birbirlerini karşıladıkları açıklıkla görülebilir. “  Birinci testteki soru maddeleri Strese karşı olumlu davranış ve tutumları belirlerken, ikinci testteki soru maddeleri, strese karşı  olumsuz tutum ve davranışları belirlemektedir  Ayrıca danışanın durumu danışman yada terapist  tarafından ele alınırken, her soru maddesinin de tek tek değerlendirilerek, tahlil edilmesine ihtiyaç ve yarar vardır.

 

 

     Araştırmanın Yöntemi:

     Araştırma amacına uygun olarak, evren değerleri “parametreleri belirlenmiştir.

 Bu araştırmada betimsel yöntem kullanıldı. SBÖ’ nün geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları, Gaziantep’ deki liselerde “Özellikle Bayraktar lisesi “ 9,10,11 sınıf öğrencileri üzerinde yapılan test ve uygulamalarının sonuçlarından elde edilen veriler kullanılmıştır. Uygulanan test “test, tekrar test”  teknikleri  kullanılmıştır.

      Strese Dayanıklılık Ölçeği “ 1.Test” :

Gruplanmış ölçümler tablosu oluşturularak, değerlendirilmesi yapılmış olup aşağıdaki veriler elde edilmiştir.

     Aritmetik Ortalama= 36.366, Ortanca  37.00, ranj 62.00, Standart Sapma=8. 944, tahmini aralık katsayısı 2.666 “ 3 alınmıştır”  olarak bulunmuştur.

    Dağılım ortalamaya göre % 50 sağda % 50 soldadır. Aritmetik ortalama, ortanca ve mod  “Tepe Noktası”  hemen, hemen birbirine eşit bulunmuştur.

           Strese Eğilim Ölçeği “ 2.Test” :

       Gruplanmış ölçümler tablosu oluşturularak, değerlendirilmesi yapılmış olup aşağıdaki veriler elde edilmiştir.

     Aritmetik Ortalama= 41.90, Ortanca 39.50, ranj  54.00, Standart Sapma=9. 861, tahmini aralık katsayısı 2.366 “ 3 alınmıştır”  olarak bulunmuştur.

    Dağılım ortalamaya göre % 50 sağda % 50 soldadır. Aritmetik ortalama, ortanca ve mod  “Tepe Noktası”  hemen, hemen birbirine eşit bulunmuştur.

 

Bulgular ve Sonuçlar:  Psikometrik değerlendirmeler sonucu, yukarda elde edilen bulgular ışığında, verilerin analizi sonucunda, SBÖ’ nün,  Strese Dayanıklılık Faktörü  “SDF” ve  Strese Hafif Dayanıklılık “SHF” Faktörü, Strese Eğilimlilik Faktörü “SEF”  olmak üzere üç faktörlü olduğu gözlenerek, belirlenmiştir.

     Strese Dayanıklılık Düzeyini Belirleyen ölçek ve Strese Eğilim Düzeyini belirleyen ölçeklerin; danışanların stres eğilimlerini dört farklı eğilim düzeyini olarak ortaya çıkarması  ve her iki testin aralarında ilişkilendirilebilme düzeylerinin yüksek çıkması nedeni ile ölçmek istenilen davranışı tutarlı ve  objektif olarak ölçüp, belirlemektedir.  Bu sonuç nedeni ile de oldukça güvenilir bir testtir.

     Sonuç olarak, başlangıçta stres düzeyini belirlemek amacı ile iç içe kullanılan test, iki alt test olarak da aynı sonuçları “Yani stres düzeylerini ölçmektedir” vermektedir. Bu amaçla geçerliliği ve güvenirliği oldukça yüksektir. Yine her iki testin korelasyonunun yüksek olması  0.999658  “+1.00” aynı zamanda geçerliliği ve güvenirliliğinin yüksek olduğu anlamına gelmektedir.

 

          Stres Düzeyi Ölçeği  :

 

           Strese  bedensel, duygusal ve düşünsel faktörler etki etmektedir. Bireyin yaşadığı kişisel  “ sıkıntı ve üzüntü verici”  olaylar, çevresel olumsuz  faktörler, yaşam şekli  ve özellikle kişisel faktörler strese sebep olmaktadır.

       Strese neden olan yaşam koşulları,  yetiştiği ortam, hayat tarzı ve yakın çevresi, yaşam tarzı, alışkanlıkları, kişilik yapısı, geleceğe ilişkin düşünceleri vb. faktörlerin etkisiyle değişiklikler göstermektedir. Çevreyle etkin temasta bulunabilen ve yakın çevresiyle olumlu ve sağlıklı ilişkiler ve  iletişim  kurabilen;  günlük yaşamını olumlu  düzenleyebilen bireyin, kendine güveni ve öz güveni gelişmiştir. Bu gibi kendi kendileri ile barışık danışanlarda, her hangi bir sorun çıktığında;  sorunla mücadele etme, kontrolü ele alma, sorunu çözerek, üstesinden gelme ve baş etme vb.  olumlu duygu ve düşünceler, güçlü olmakta ve amaçlarını gerçekçi bir biçimde belirlemekte, mücadeleci, iyimser gerçekçi ve sorun çözücü ve empatik  ve sorunun bir parçası olmak yerine, sorun çözücü yaklaşımla; içinde yaşadığı dış dünyanın gerçekleri  dış dünyanın  koşulları doğrultusunda duygu, düşünce, tavır, hareket  ve davranışlarını yeniden düzenleyebilmekte ve kendi kontrolü altına alabilmektedirler. Tüm bu olumlu duygu ve düşüncelerin sonucu, strese eğilimli olmamakta ve strese karşı dirençli ve dayanıklı olmamaktadırlar.

      Bu tür olumlu yaşam koşullarının zıttı ve  olumsuz yaşam koşulların egemen olduğu aile, çevre ve ortamlarda yaşayan danışanlarda,  Çevre ile olumlu, etkili ve sağlıklı ilişkiler ve iletişim kuramayan,  olumlu duygu, düşünce, yaklaşım ve alışkanlıklardan yoksun; hayalci, gerçek dışı düşünceye ve yaklaşım örüntülerinin egemen olduğu bireylerde, güven ve öz güven duyguları yeterince gelişmediği ve yetersiz olduğu için kendilerine güvenemedikleri gibi başkalarına da güvenemezler ve empatik yaklaşım sergileyemezler. Bir sorun çıktığında, sorunu çözmekten çok sorunun parçası olma ve gerçekdışı güçler yada olaylarla bağdaştırma, medet umma, hayal etme ve bu duygu ve düşüncelerini  yeniden düzenlemekten yoksun ve aciz bir kişiliğe bürünerek;  olumsuz duygu, düşünce ve tutumları olumluya çeviremeden çok sorunun bir parçası haline gelerek, yetersizlik ve çaresizlik duyguları sonucu olumsuz tepkisel davranışlarda bulunurlar. Tüm bu olumsuz duygu yoğunluğu sonucu, yaşadığı çevre ve yaşam biçiminin de etkisiyle;  strese eğilimli olmaktadırlar. 

     Stresle başa çıkmak için sağlıklı ve olumlu koşulların desteklediği, çevresel ve sosyal faktörler, yetişme tarzı, kişilik özellikleri diğer faktörlerden daha önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca stresle baş etme, üstesinden gelme, sorunlarını çözme ve kendine güvenme vb. bireysel özellikler ve stratejiler; kendine öz güveni olan bireylerin kullandığı problem çözme yöntemleridir.

     Bu şekli ile Stres, ayrıca  stres bağlı Psikosomatik hastalığı tetikleyerek, ortaya çıkardığı için Çağımızın vebası tanımını karşılamaktadır. Stresten uzak bir yaşam alışkanlığı oluşturmak istiyor isek Strese Dayanıklı olmak gerekmektedir. Strese dayanıklı olmanın en önemli koşulu, sağlıklı bir kişilik yapısı, sosyal aktiviteler, spor önemli rol oynamaktadır. Her şeye rağmen, stresli olduğumuzu hissettiğimiz de yada zaman zaman stres dayanıklılık için  nefes alma “diyafram” ve gevşeme egzersizlerine de yer vermeliyiz.

 

           Strese Dayanıklılık Ölçeği “ 1.Test” :

           Test 25 soru maddesinden oluşmaktadır. Testin tümü dikkate alındığında, testten 49 puan ve üstünde puan alan danışanların “Strese Oldukça Dayanıklı” oldukları,  34- 48  arasında puanlar alanların, “Strese Dayanıklı “ olduklarını, 19-33 arasında puan alanların “Stres Dayanıksız” olduklarını ve 18 puan ve altında puan alanların “Strese Eğilimli” oldukları belirlenmiştir. Bu puanlar  18 puanlardan aşağılara düştüğü oranda Strese Eğilim artarak, birey için tehlikeli boyutlara geleceğinden; bireyin acilen Psikolojik Destek almaya ihtiyacı bulunduğu tanısı konulmalıdır.

Ancak uzman olmayanlar tarafından bu testin uygulanıp, belirtilen puanlara dikkate alınarak, değerlendirmesi yapılması bir fikir edinme konusunda danışanları ve kendine bu testi uygulayanları aydınlatabilir.  ''Sonuçlar istenmediği durumlarda çıktığında' Mutlaka sonuçların bir uzman tarafından 'Psikolog, Psikiyatrist,  Psikolojik Danışman”' değerlendirilip, önlemler alınmasında yarar bulunmaktadır.

 

       SBÖ’ nin bir bütün olarak ele alındığı durumlarda, ilk 25  soru maddeleri “Strese Dayanıklılık Ölçeği” ,  genelde olumlu düşüncelerden oluşmaktadır. Bu nedenle danışanların Strese Dayanıklılık Düzeyini belirlemek amacı ile kullanılmalıdır. İkinci 30 soru maddesinden oluşan “Strese Eğilim Ölçeği”,  soru maddeleri genelde olumsuz düşüncelerden “ Strese Eğilimli tutum ve davranış örüntülerinden” oluşmaktadır.  Stres Belirleme ölçeği bir bütün olarak hazırlanmış olarak görülüyor olsa da her iki  testin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

      SBÖ ’nün, geçerlik ve güvenirliğine ilişkin elde edilen tüm bulgular, benzer gruplarda uygulanabilecek güçte olduğunu göstermiştir.

 

           Strese Eğilim  Ölçeği “ 2.Test” :

 

      Bu test, danışanların strese eğilim düzeylerini belirlemek amacı ile düzenlenmiş bir testtir. 30 soru maddesinden oluşmaktadır. Testin değerlendirmesi sonucu, danışanların 55 puan  ve üstündeki puan almaları halinde “Strese Çok Eğilimli” yani strese eğilim düzeylerinin anlamlı derecede yüksek olduğunu, Strese Eğilimli olmakla birlikte

Puan arttıkça Strese dayanıklılık gücünü kaybederek, Strese eğilimli olma ve bunun sonucu olumsuz tutum, davranışlarla birlikte, yaşama karşı olumsuz düşünceleri artacağından, derhal psikolojik terapiye alınmaları ve yaşama karşı olumlu düşünme becerisi kazandırılması gerekmektedir.  40 -54  arasında puan alanların” Strese Eğilimli” olduklarını,  25 – 39 arasında puan alanların “Hafif Düzeyde Strese Eğilimli” oldukları, diğer değişle aslında bu danışanların, yaşama karşı dayanaklı olanlarının stres durumları gelip, geçici olabileceği; dayanıksız olanların ise her an strese girebileceği sonucunu çıkarabiliriz. “ Bu nedenle her iki testin her soru maddesinin ayrıntılı değerlendirilmesi kadar, iki test arasındaki ilişkilerinde değerlendirilmesi yararlı olacaktır. Özellikle bazı sorulara verilen yanıt dereceleri ile bağ kurulması gerekmektedir”.

   24 puan ve altında puanlar ise Strese dayanıklı oldukları anlamına gelir.

       

   DEĞERLENDİRME:

 

    BASİT DEĞERLENDİRME:İlk testteki soru maddelerine verdiğiniz yanıtlarda “Sık ve Çok Sık” yanıtlarının sayısı diğerlerinden çok ise stres düzeyinizi kontrol altında tutmayı biliyorsunuz. “Hiç” ve “Bazen” yanıtları çoğunlukta ise stres düzeyinize kontrol etme zamanı gelmiştir. İkinci testte ise birinci testin tam tersi bir durum söz konusudur.” Çok Sık ve Sık” yanıtlarının sayısı arttığı oralarda “Strese Eğilimli” , “Hiç ve Bazen “ yanıtlarınızın fazlalığı oranında “Strese Eğilimli” olmadığınız yada” Stres Dayanıklı “  olduğunuz sonucuna varılır.

       Stres, bireyin olumsuz koşullarla karşılaştığı ve üstesinden gelmek için mücadele etmeyen ve özellikle ben merkezli ve özgüven duyguları zayıf yada gelişmemiş insanlarda görülür. Bu nedenle çağımızın koşullarına uygun bir sorundur. Stresle başa çıkabilmek için önce onu tanımamız, nedenlerini öğrenip, mücadele edici koşulları elimizden geldiğince düzenlemeliyiz ve zamanımız var ise gevşeme yöntem ve teknikleri kullanarak stresi üzerimizden atmaya çalışmamız gerekmektedir.

      Şu anki yaşantı şeklinizi düşerek, öz eleştiride bulununuz.Bununla yetinmeyip yaşantı biçiminizi mutlaka yeniden düzenleyiniz. Bu testi yanıtlayarak, sizi rahatsız eden stres konusunda ilk adımı atmış bulunuyorsunuz. İkinci adım alışkanlıklarınızı değiştirmenizdir. Sonraki adımlarda olumsuzluklar ve sorunlarla  mücadele edebilecek güç sizde bulunmaktadır. Olumsuz duyguları olumlu duygulara kanalize ederek önce kendinizle, sonra yakın çevrenizle barışık olunuz. Unutmayın ki, insani duyguların yolu insanca yaşamaktan, öncelikle kendine, yakın çevresine, dost ve arkadaşlarına zaman ayırmak ve paylaşmaktan geçmektedir. Bu tür bakıl açısı ve davranışlar kendinize öz güveninizi ve çevrenize güveninizi artıracaktır.

      Yukarda da açıklandığı gibi Strese Dayanıklı olmanız yada Stres Eğiliminin Çok Düşük Olması durumlarında, terapi gerektirecek bir sorun olmamasına karşın her soru cümlesi ve derecesi kendi içinde ayrı ayrı, ayrı değerlendirilerek; tahlil edilmeli ve gerektiğinde yalnız sorun belirlenen konuları eğilmelidir ki ilerde üstesinden gelemeyeceği sorunlarla karşılaştığında yada stres yaratacak koşulların ve yaşantı biçimlerinin artması durumunda önceden alınacak tedbirler ve önlemler sonucu Strese Dayanıklılık Düzeyi yüksek seviyelere çıkabilsin. Strese Eğilimli olmanız durumlarında artık bireyin stresin üstesinden gelecek ve mücadele edecek gücü her an yitirdiğinden yola çıkılarak acil psikolojik destek sağlanmalıdır.

 

       ÖNERİLER:

 

        Hafif Düzeyde Stres: Stres, heyecan, kaygı vb.  danışanlarda “Hafif Düzeyde” olduğu durumlarda,  kişiyi uyarıcı  ve performansını yükseltici rolü bulunmaktadır. Bu durum  her insanın  yaşadığı ve yaşayabileceği psikolojik durumlardır. Ancak aşırı,  yoğun ve  süreklilik arz eden stres  bireylerde olumsuz durumlar yaratır ve beraberinde psikosomatik hastalıklara yol açtığı için sağlığa zararlıdır.

 

        Güçlüklerle baş etmek ve zor durumu yönetmek: Güç durumlarla karşılaştığınızda  güçlüklerle mücadele ederek, kurtulmanın yolları bulmalıyız. Olumsuz koşulların yaşanması ve güç olaylara karşılaşmamız durumunda; bu benim kaderimmiş ki benim başıma geldi. Bu  benim kaderim, hep suçlusu benim, duruma katlanmalıyım vb. olumsuz düşünce anlayışı yerine,  elinizden geldiğince sorunu tanımak, mücadele etmek ve  çözümlemek için çaba göstermeyi tercih etmeliyiz.

 

        Stres veren durumlardan kaçınmak ve uzaklaşmak: Stresi ortadan kaldıran ve rahatlamanızı sağlayan ortam, koşul, kişiler ve kişisel yaşantılara “ Daha doğrusu kendinize özel “  süreler ayırınız. Sosyal faaliyetler, spor, alışveriş, komşu ve arkadaş ziyaretleri, geziler, kitap ve gazete okuma, araştırma vb.

 

         Dengeli Besleniniz:  Bedenen ve ruhen sağlıklı olmanın koşullarından biri de dengeli beslenmektir. Dengeli ve bilinçli beslenme alışkanlığı. özellikle kahvaltı ve diğer öğünlerimize, enerji ihtiyacın vücudumuzun dengeli karşılanması için özen göstermeli ve beslenmemize dikkat etmeliyiz.

 

         Spor Yapınız: Haftanın belirli günlerinde,kendimiz için boş zamanlar ve süreler yaratarak; yarım saatlik bir yürüyüş yada spor, nefes  “Diyafram” egzersizi ve gevşeme egzersizleri için süre ayırmalıyız.

 

         Olumsuz Düşünceleri Atınız: Günlük yaşanılan olaylarda, kafanızdaki olumsuz düşünceleri atınız. “Neden bunları hep ben yaşıyorum, neden bunlar hep benim başıma geliyor, kaderim kötü, bütün bunların suçlusu benim yada çevrem vb.” olumsuz düşünce ve yargı kalıpları yerine; olumlu düşünceleri tercih edip,  geliştiriniz. “ Bir an için sizden daha kötü ve güç koşullarda olanların durumlarını düşünüp, empati kurunuz” 

    

       Kalıcı Dostluklar ve arkadaşlıklar edininiz: İnsan sosyal bir varlıktır ve bu nedenle tek başına olamaz. Yalnız insanlar için yaşam çekilmez bir hal alır. Zaman zaman sıkıntılarımızı ve dertlerimizi birileri ile paylaşmaya ihtiyaç duyarız. İnsanlarla ilişkilerimizi ve iletişimizi koparmamalıyız ve  ilişkilerimizi sağlıklı ve yapıcı bir zemine oluşturmalıyız. “Dostluklar güç edinilir, çabuk bozanlardan olmamalıyız” Yıkıcılıktan çok yapıcılığı tercih etmeliyiz.

 

      ÖNERİ VE TAVSİYELER: Psikiyatrist,  Psikolog, Okul Psikologu, Klinik Psikolog, Psikolojik Danışmanlar: Stres Belirleme Ölçeğini” kolaylıkla uygulayıp, değerlendirebilirler. Bu testin, kolaylıkla değerlendirilmesi için İki Farklı test biçiminde uygulanıp, değerlendirilmesini önermekteyim. İki testi kendi arasında ilişkilendirerek,danışandan kaynaklı olan  yanlılıklar ve hatalardan arındırarak; danışanları daha objektif değerlendirmiş olursunuz.. her iki test arasındaki korelasyon “ilişki” oldukça yüksek olduğundan güvenilir bir test olarak kullanılması önerilmekte ve tavsiye edilmektedir.

                                                                                  Halil TÜRKMEN

                                                                    Psikolog / Psikolojik Danışman